Belediye Tarihi

           Hacırahmanlı Belediyesinin Kuruluş ve Gelişimi;
Kasabanın kuruluş yeri, bir RUM’ un çiftliği’ dir. İlk yerleşenler 16. 17. yüzyıla ait
Manisa Saruhanlı Beyliği sicillerine göre, Mihalli’ nin ilk yerleri Anadolu’ ya 1071 Malazgirt Meydan Savaşından sonra gelen, Türk Boylarına ait Doğancalı Yörük’ leri olduğu anlaşılmaktadır.
 
            Kasabanın tarihini incelerken olayları 4 dönem içersinde incelemekte fayda görmekteyiz.
           
Bu Dönemler sırasıyla şöyledir;

1- Selçuklu İmparatorluğunun dağılıp beyliklerin oluşması ve Saruhan oğulları Beyliğinin Osmanlı Beyliği himayesine gerinceye kadar geçen dönem.
2- Osmanlı İmparatorluğu zamanından kurtuluş savaşına kadar Hacırahmanlı ve çevresinin geçirdiği dönem.
3- Kurtuluş Savaşı zamanı Hacırahmanlı Köyü.
4- Kurtuluş Savaşı sonrası Hacırahmanlı Kasabası. 

           Bu dönemlerden önce niye incelememizi dört bölümde topladığımıza ve niye bu kadar eskiye gittiğimize de değinmek istiyoruz. Hacırahmanlı’nın tarihine baktığımız zaman kurtuluş yılı tam olarak bilinmemektedir. Fakat şu var ki Kurtuluş Savaşı sırasında bilfiil savaşa katılmış ve çetelerle birlikte bu günleri bize bırakırken ardında sayısız isimsiz kahramanlar bırakmıştır. Bu tarihten önce de, yani Kurtuluş Savaşı’ndan önce Hacırahmanlı’nın var olduğu bilinmektedir. Biz bu güne kadar gelmiş olan bir nevi söylentilere dayanarak yaptığımız araştırmalar sonucunda, Hacırahmanlı köyünün kurtuluşunu 300 veya 350 yıl evveline yani 1650 – 1700 yılına dayandırmak istiyoruz.

           Fakat eğer bir gün tarihe meraklı bir Hacırahmanlı’lı çıkar ve daha derin bir araştırma yapar ve bunu kesin belgelerle kanıtlarsa bu bizleri mutlu etmiş olacaktır. Aslında bu kitabın çıkış amaçlarından biride böylece gerçekleşmiş olacaktır. Yinede bu tarihlere yakın, yani 1650 – 1700 yıllarına rast gelen bir tarih bulunacağından da şüphemiz yoktur. Tabii olarak şu da var ki bu Hacırahmanlı’nın köy olarak kuruluş yılını belirtmektedir. Buna da ileride yeri geldikçe değineceğiz.

            1- Selçuklu İmparatorluğunun Dağılıp Beyliklerin oluşması ve Saruhanoğullarının Beyliğinin Osmanlı Beyliği Himayesine Girinceye Kadar Geçen Dönem : Bütün Anadolu ve Trakya Türklerinin olduğu gibi Manisa ve çevresinin de ataları Oğuz Türkleri’dir. Doğal olarak Hacırahmanlı’nın ataları da o zamana, dayanmaktadır. 10. yüzyılın sonlarından itibaren Orta Asya’dan göç etmeye başlayan ve bir kısmı da Anadolu’ya gelen Oğuzlar buraya yerleşmeğe başlamışlardır. 1701 yılında Alparslan’ın Bizanslılara karşı kazandığı büyük Malazgirt zaferinden sonra yerleşme daha da kolaylaşmıştır. Fakat Moğol’ların batıya, Avrupa içlerine yürüdüğü ve Anadolu’dan geçtiği, sıralarda 13. yüzyıl başlarından itibaren de tekrar Anadolu Türkleşmiş ve Anadolu’nun her tarafına yayılırken, bir kısmı batı Anadolu’ya gelmiştir. Gelenlerin içinden ziraat ve hayvancılıkla uğraşan ve artık yerleşik düzene geçmek isteyenlerin Manisa ve çevresine yerleştikleri görülmeye başlanmıştır. O zamanlar gayet sulak ve ekime elverişli arazi yapısına sahip olan Manisa çevresi insanların dikkatini çekmiştir. Eğer dikkat edilecek olursa bugünkü birçok geleneğimizin o zamandan bize yadigar olarak kaldığı fark edilmektedir. Örneğin bugün bile hala evlerde yapılmaya devam eden kışlık konserveler o zamanlarda göçebe olarak dolaşan Türklerin yapıp kullandığı yiyeceklerindendir. Bu yerleşik düzene geçişle birlikte arazinin durumuna göre her topluluk bulunduğu bölgeye birde isim vermiştir. Bu isimler oradaki bir nehrin veya etraf da ki dağların adından esinlenerek verilmiştir. Ayrıca çiftlik sahipleri çiftliklerine kendi isimlerini de vererek, çevre insanlarının kendi yanında toplanmalarını sağlamıştır. Bugüne kadar yapılan araştırmalardan, buralarda Rumlara ait malzeme ve tarihi eserlerin bulunması, halkın, o zamanlar gelip yerleşen Türkler olduğu anlaşılabilmektedir. Böylece bu köylerin ilk defa Türkler tarafından kurulduğunu göstermektedir.

           İşte Saruhanoğulları, Türkmen Beyliği, de Batı Anadolu da Adalar denizi kıyılarında yayılarak Manisa, Menemen, Demirci, Kemalpaşa, Turgutlu, Akhisar gibi kent ve yörelere hakim olmuşlardır. Beyliğin kurucusu olan Saruhan Bey 1305 yılında Manisa taraflarında fetihler yapan Türklerin başında bulunuyordu. “Saru” Sarının o zamanki telaffuzu’dur. 1313 yılında Manisa’yı fethederek kıyı yönünde sınırlarını genişletmiştir. Denizcilik de yaparak, kurduğu donanma ile Foça Nakos, Sakız’daki Cenevizleri ve Midilli’deki toplulukları vergiye bağlamıştır. Daha sonra Saruhan Beyin ölümü üzerine yerine oğlu Fahrettin Bey geçmiştir. Böyle bir iki nesil sonrası Saruhanoğulları Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı’lara bağlanmıştır. Aslında Oldukça Büyük başarılara imza atmış olan Saruhanoğulaarı’nı bu kadar kısa olarak geçmemek gerekir. Fakat burada asıl olan, Hacırahmanlı’nın o zamanlardaki durumu olduğu için kısa fikir vermek açısından da yeterli olduğu kanaatindeyiz. İşte Saruhanoğulları’nın Osmanlılar’a bağlanasıya kadar geçen süre içersinde civar yerleşim bölgelerinin durumu kısaca böyleydi. Burada önemli olan şudur ki Hacırahmanlı’nın atalarının da bu Türklerden Oluştuğudur.

           2- Osmanlı İmparatorluğu Zamanından Kurtuluş Savaşına kadar Hacırahmanlı ve Çevresinin Geçirdiği Dönem: Saruhan oğulları Osmanlı Beyliği Himayesine geçtikten sonra da insanlar normal yaşantılarına devam etmişlerdir. Bu dönemde önemli Fetihler olmuş ve Osmanlı Beyliği bir İmparatorluk olmuştur. 1313 yılında bölgeye gelip yerleşen Sarıhani’ler burada Saruhan’ı (Manisa) başkent yapıp yerleşmişlerdir. 1313 – 1437 yılları arasında Saruhan beyliği bölgede hüküm sürmüştür. Saruhan beyliği döneminde, Reis olan Saruhan Bey ölünce oğlu İshakçelebi Bey geçmiştir. Saruhanlıya bağlı İshakçelebi Kasabasının adı İshakçelebi Bey’den gelmektedir. Saruhanlının adı da Saruhan Bey’den ve Saruhaniler’den gelmektedir. Bunları burada anlatırken değinmek istediğimiz konu biraz önce yukarıda belirttiğim gibi Hacrahmanlı’nın durumudur. Tabii daha o zamanlar Hacırahmanlı olarak değil sadece orada ya şayan halk olarak bu dönem arz etmektedir.

           Bu dönem yaklaşık olarak 1650 – 1700 yıllarına rastlamaktadır. Manisa ovasının düzlükleri ile Karatepe’nin güneydoğu eteklerinde Hacı Musa Çiftliğinin bulunduğu ve çiftliğin 1 km kadar kuzeyinde ise küçük bir Rahmanlar Köyünün bulunduğu bilinmektedir.    

           İşte bu yıllarda köyün çiftliğe göçmesi ile Hacırahmanlı’nın teşekkül ettiği görülmektedir. 1754 tarihinde belgeler Hacırahmanlı Köyü’nün 14 haneden olduğu ve Manisa’ya bağlı olduğunu göstermektedir. 1959 yılında çıkan 7033 sayılı yasa ile Saruhanlının merkez olması üzerine köy Saruhanlı ilçesine bağlanmıştır.

           3- Kurtuluş Savaşı Zamanı Hacırahmanlı Köyü: Bir zamanlar bütün dünyayı yerinden oynatan, üç kıtanın hakimi olan Osmanlı İmparatorluğu son devirlerindeki kötü yönetim ve birçok sebepten dolayı yıkılmaya yüz tutmuştur. Bunu fırsat bilen dış ülkelerin ve özellikle Batı Anadolu da ki emelleri bulunan Yunanlıların istilaları Türk ulusunu böylesine kötü bir savaşın içine itmiştir. Sırtını yüce krallıklara dayayan ve yurdumuzu istila yetkisini hem kuvvetlerinden, hem de 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nin ve Sevr Antlaşması’nın 7nci maddesindeki ‘Hak’dan yaralanarak alan Yunanlılar, Türk tarihinde İstiklal savaşı diye geçen mücadeleye sebep teşkil etmişlerdir.   

           O zamanki Hacırahmanlı ve yine çevresinin bu büyük savaşta gösterdikleri kahramanlıkları ve durumları açıktır. Bir Dere köy’lü Mehmet Bey çıkıp halkı teşkilatlandıracak ve Hacırahmanlı’da, Paşaköy’de, Adiloba’da, Nuriye’de Yılmaz’da ve daha nice köylerde cepheler kurulacak ve kahramanca çarpılaşacak. Bir Hafız Bey çıkacak Yunanlılardan korkmadığını her fırsatta söyleyecektir. Bir Çoban Kazım kurşuna dizilmeye razı olacaktır. İşte böylesine kahramanlar arkalarında pırıl pırıl bir Saruhanlı, bir Hacırahmanlı ve Yılmaz, Gözlet gibi bu güzel ülkeyi bize bırakacaklardır.

           Yunan işgalinden sonra memleketin her yerinde olduğu gibi Manisa’da da Milli ve Mahalli teşkilatlar kurulmaya başlamıştır. Fakat teşkilatlanmalara karşı Yunanlıların uygulamış olduğu kötü muameleler ve baştakilerin ölümleri, bunlardan vazgeçilmesini gerektirmiştir. Bundan sonrada savaş sonuna kadar mücadeleler çete muharebeleri ile devam etmiştir.26 Mayıs 1919 Pazar günü Yunanlıların bir süvari müfrezesi Manisa’ya girmiştir. Manisa ve çevresinde, milli çete faaliyetleri tesirli bir kuvvet olmaya başlamıştır. Manisa ve Saruhanlı civarında Karaosmanoğulları’ndan Halit Paşa, Boz dağ’da Sarı Edip Efe çetesi Akhisar Müfrezesinin komutanı Yarbay Derviş, Demirci’de Kaymakam İbrahim Etem ve Parti Pehlivan Yunanlılar için kurtuluş gününe kadar çok tehlikeli olmuşlardır.

           Düşmanın Manisa’ya gelişini, Halk alışveriş için, Manisa’ya gidenlerden yada1306 yılından beri işlemekte olan Saruhanlı istasyonundan gelip geçenlerden duyuyordu. Bütün bunlar olurken Merkez Saruhanlı olmak üzere çevre köylerde teşkilatlanma iyice artmıştır. Düşman Karaağçlı, Mütevelli, Selimşahlar ve Beydere Teknik Ziraat Okulu civarında cephe tutmuştur. Düşman kuvvetlerinin bu cephelerine karşı mahalli kuvvetlerde cepheler oluşturmaya başlamışlardır. Cepheler Şöyle İdi:

           SARUHANLI CEPHESİ: Bu Cephenin Kuvayi Milliye Komutanı Dere Köylü Mehmet Bey, Askeri Komutan ise Binbaşı Muharrem Bey idi.      

           HACIRAHMANLI CEPHESİ: Saruhanlı Merkezine Yakın olduğu için bu cepheyi de çete başı Mehmet bey İdare ediyordu.

           PAŞAKÖY CEPHESİ: Bu Cephenin başı Dereköy’lü Nasuh Hocadır.

           SARIÇAM CEPHESİ: Bu cephenin başı Kara Osmanoğulların’dan Bekir Ağanın Osman’dır (Süvari Yüzbaşı) idi.

           NURİYE CEPHESİ: Bu cepheyi ise Kumkuyucak’lı Hüseyin Bey idare ediyordu. Milli mücadelenin olduğu bu yıllarda Hacırahmanlı’nın yaklaşık 100 ila 130 hanelik bir köy olduğu bilinmektedir.

           Yunanlılar muhtelif yerlerdeki çete muharebeleri sebebiyle Selimşah’lar ve Beydere Teknik Tarım Ziraat Okulu’ndan başka yerlere inememişlerdir. Manisa’ya yerleşen Yunanlılar tam 6,5 ay devamlı surette Yılmaz ve Saruhanlının ilerisine geçmeye çalışmışlardır. Fakat bunda bir türlü muvaffak olamamışlardır. 1919 yılının Aralık ayının ilk haftası Düşman kuvvetleri, sonunda büyük çete muharebelerini kırarak Yılmaza girmeyi başarmıştır. Bundan sonra halk sırayla nöbet tutmaya başlamıştır. O zamanlarda Kıvrak zekalarıyla, köyler ve Saruhanlı civarına ince çanların takılı bulunduğu telleri geçirerek, gelen yabancıları geceleri derhal tespit etme yoluna gitmişlerdir. Saruhanlı merkezindeki cepheler gün geçtikçe daha da güçleniyordu. Yılmaz’ın işgalinden sonra Saruhanlı da tam 7,5 ay cephe olarak dayanmış, sayıca üstün düşman kuvvetlerine karşılık bir süre sonra Saruhanlı cephesi de çökmüş ve Saruhanlı ilçe civarı düşman eline geçmiştir. Saruhanlı cephesinde bulunan 500 kadar Türk kuvveti Gözlete Hacırahmanlı cephesi ile birlikte çekilmiştir. Bu Zamandan sonra Yunanlıların yapmış olduğu vahşet yıllar sonrada unutulmayacak kadar acıdır. Esirlerine böylesine kötü muamele eden bir millet daha görülmemiştir.

           O zamanlar, yaklaşık 20 kadar esir alan Yunanlılar, bu kişileri trenle Manisa’ya göndermişlerdir. Bu Türk Esirlerine Yolda yapılmayan rezillik kalmamıştır. Türk’ün eksilmeyen azmi sonuçta yine gücünü göstermiş ve 30 Ağustos tarihinden sonra bütün yurtta düşmanın bozguna uğradığını öğrenen düşman bir daha geri dönmemek üzere geri çekilmiştir. Bu haber geldikten üç gün sonra 7 eylül 1922 Perşembe günü ikindi vakti Şanlı Türk Askeri Saruhanlıya gelerek halkı sevinç gözyaşlarına boğmuştur. Osman Bey Komutasındaki Alay o gece Saruhanlı 14 Süvari tümeni birlikleri tarafından istirdat edilmiştir. Aynı birlikler ertesi gün yani 8 Eylül 1922 Cuma günü Manisa’ya girmişlerdir. Böylece Büyük mücadelede Saruhanlı ve Hacırahmanlı cephesi elinden geleni yaparak sayısız kahramanları cephelerinde bırakmışlardır. Yaşlı dedelerimiziz anlattığına göre; 30 Ağustos 1922 tarihinden önce, bütün yurtta bozguna uğradığını öğrenen düşman, bir daha geri gelmemek üzere geri çekilirken (Kaçarken) 1 düşman müfreze alayı Hacırahmanlı Çarşı Camii’ne Köy halkını vahşet yapak üzere toplamıştır. Kaçmak isteyenlere dipçikleriyle vurarak camiye sokmuşlardır. Çok iyi bilen köyün ileri gelenlerinden bazıları ve muhtar Adil Yılmaz, düşman subayını ve askerlerini yiyip içmeye meraklı olması nedeniyle, hemen sofralar hazırlamış ve kuzular kesmiş ve şölen vererek yedirip içirerek kasaba halkını vahşetten kurtarmışlardır. Bunun canlı şahidi vefat etmiş olan Hatipoğlu Osman’dır. Bizzat kendisine dipçikle vurarak camiye sokulmuştur. Düşman askerleri kasaba girişin de şimdiki (Kör Ali dediğimiz) Tenekeci Mustafa’nın evinin olduğu yerde ağırlanmıştır. Yunan işgal kuvvetlerinin ve yerli Rumların Manisa’da ırza tecavüz, katliam ve soygunculuk yaptıkları, Yunan Kuvvetlerinin Manisa’yı işgalleri esnasında kasaba ve köylerde Müslümanlara karşı katliam, ırza tecavüz, yağmacılık yaptıkları, bağ ve bahçelerinde çalışırken tutuklanan yüzlerce Müslüman’ı İzmir üzerinden Atina’ya gönderdikleri, Mısırda esirken İngilizlerce serbest bırakılan yüz altmış kadar Müslüman’ın Manisa’da Yunanlılar tarafından tekrar esir edildiği, ağır şartlarda çalıştırılan bu esirlerin gıdasızlıktan ve işkence yüzünden vefat ettikleri, halkın sahip olduğu binek ve yük hayvanları ile nakil vasıtalarına el konulduğu bildirildiğinden mezalime son verilmediği takdirde Müslümanların tamamıyla imha olunacağı, tedbir alınması gerektiği duyurulmuştur.

           4- Kurtuluş Savaşı Sonrası Hacırahmanlı Kasabası: Kurtuluş savaşı sonrası başlayan İnkilaplar ve yurttaki yenileşme çabası içerisine Hacırahmanlı’da katılmış ve gelişmeye başlayan bir köy görünümü almıştır. Daha öncede bahsettiğimiz gibi 1959 yılındaki yasayla birlikte Saruhanlının İlçe olması sonucunda Hacırahmanlı İlçeye bağlanmıştır. Ve belki de bugünkü durumunun çok daha ilerisinde olacakken sadece bir Kasaba görünümüyle kalmakla yetinmiştir. Tabi burada kasabanın niye böyle fazla gelişmesi gerekirken özellikle böyle bir potansiyele insanları açısından sahipken gelişmediğine bakmakta fayda görmekteyiz.

1961 yılına kadar Muhtarlıkla yönetilmiş olup bu muhtarlardan bazıları şunlardır; Adil YILMAZ, köy halkının kurtuluşu için mücadele vermiştir. Osman EFE döneminde, köyün Atatürk İlkokulu yanında bulunan köprüden asfalta kadar giden yolun yapımında köy halkının da İMECE usulü ile yardımlaşarak çakıl ve kum çekmek suretiyle yol yapımında çalışarak yol açılmıştır. Osman EFE’den sonra Yaşar ağa (KURTUL) vekil olarak görev yapıştır. Sonra Hakkı KARABAY, Ahmet BALTACI vekil olarak görev yapmış ve Rasim ÖZCAN SEÇİLMİŞ OLUP; ONU Şaban AKDAĞ ve 1960 ve 1961 döneminde Halil KIRCA muhtarlık görevleri sürmüş, Saruhanlı ve köylerin topraklarının verimli olması ve bu toprakların büyük kısmının boş olması nedeniyle buraya göç büyük bir hız kazanmıştır.       
 
           Göçlerin hız kazanmasının diğer bir nedeni de, 1940 yılına kadar, bölgeye yerleşmek üzere gelen, Yunanistan, Makedonya ve Bosna göçmenlerine her kişiye 10 dönüm tarla verilmesidir. Saruhanlıya ve köylere göçleri arttıran bu tarla verme işlemi1940 – 1955 yılları arasında 5’er dönüme düşürülmüştür. Bu göçler nedeniyle, bu büyük etkenin yanında, ayrıca göçmenlerin ve civar köylerdeki bir kısım nüfusun kasabaya göçmelerini de eklemek gerekir. Nüfusu artan Hacırahmanlı Köy görünümünden çıkarak, 1961 yılında, Askeri Yönetim Döneminde kasaba vasfını kazandığı tespit edilmiştir. 14. Ekim 1961yılında Belediye Teşkilatı kurulmasıyla, Belediye Başkanı olarak Köy öğretmeni Muhittin SAYGINER atanmıştır. Böylece yıllarca köy olarak nitelendirilen Hacırahmanlı resmen kasaba olmuştur.

           Grafiklere baktığımızda 1950 yılından itibaren Hacırahmanlı’da gelişme olduğu görülmektedir. Nüfus artışına baktığımızda görülen ilk unsur göçmenlerin gelmesi ile başlamış olup, arazinin ova olması sebebiyle motorlu vasıtanın ziraatı kolayca girişi ve tarlalara kolayca gidip gelme imkânının doğuşu, köylünün bu iyi imkânların yanında gelişememesinin sebebine gelirsek, en büyük faktörün, ilçe olan Saruhanlıya çok yakın olmasıdır. Özellikle 1956 yılından buyana Saruhanlı ile sürekli yarış halinde olan Hacırahmanlı Saruhanlının ilçe olmasından dolayı bir adım geride kalmıştır. Buna Rağmen Hacırahmanlı halkının kendine has çalışma zihniyeti ve becerikliliği kesinlikle yabana atılmayacak kadar üstün olmasından dolayı da fazla bir gerileme göstermemektedir. Çevre Köy ve Kasabalar içinde hak ettiği yeri bulmuş durumda olduğunu da söyleyebiliriz. Belediye yönetiminde görev alan Belediye Başkanları;

1961-Muhittin SAYGINER
1963-Mehmet ÇETİN
1968- Ferit TOSUN 
1973-Ali HOROZOĞLU   
1977-Hayati KIRCA
1983-Salih ŞEN
1989-Ata HASGÜLEÇ     
1994- Ata HASGÜLEÇ
1999-Fehim ANADOLU
2004-Fehim ANADOLU
2009-Ata HASGÜLEÇ

           12 Eylül 1980’e kadar görevini yürütmüş olup, 12 Eylül 1980 yılında Silahlı Kuvvetlerin ülke yönetimine el koyması üzerine Belediye Başkanlığına Saruhanlı Hükümet Tabibi olarak görev yapan Doktor Mümin Molla atanmıştır. Belediye Başkanlığı 1 ay sürmüş olup, yerine Saruhanlı Ziraat Müdürü ve Teknisyeni Burhan ÖZATALAY Belediye Başkanlığına getirilmiştir. Görevde iken Kalp Krizi geçirerek vefat etmiştir. 10-08-1982 tarihinde Enver ŞEN atanmıştır. Seçimlere 1 yıl kala, müracaat ederek görev isteyen Jandarma Astsubayı Hüseyin EMİL 02-12-1982 tarihinde göreve getirilmiştir.
1984 yılı Mahalli seçimler ile Salih ŞEN seçilmiştir.
1989 yılında ve 1994 yılında Ata HASGÜLEÇ seçilerek 2 dönem Belediye Başkanı olmuştur.
1999 yılı ve 2004 yılı seçimleri ile Emekli Jandarma Astsubayı Fehim ANADOLU seçilerek 2 dönem Belediye Başkanı olmuştur.

           2009 yılında yapılan yerel seçimlerinde kasaba halkı Ata HASGÜLEÇ’ in hizmetlerinden memnun kalmış olacak ki seçimlerde Hacırahmanlı kasabasına hizmet etme görevini layiki ile Ata HASGÜLEÇ’ e teslim etmiştir. Hacırahmanlı Kasabası iki (2) mahalleden ibaret olup, Beldemizin 2007 yılı Adrese Dayalı Nüfus sayılı sonuçlarına göre 3453.tür. Yedi Eylül mahalle Muhtarlığını Alettin DAYI ve Kurtuluş Mahalle Muhtarlığını Adem ZÜMBÜL sürdürmektedir • Kasaba Manisa’ nın 23.km. Kuzey doğusunda Yunt dağların  uzantılarının  ova ile birleştiği düzlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Üç yönü  (Doğu, Bati ve Kuzey ) Yunt Dağları, Güney ve Güneydoğu Çal dağları ile çevrelenip kum çayı, gök su ve sarı kız isimli çaylar, ovanın içinden geçerek bu toprakların  değerini bir kat daha arttırmaktadır. Hacırahmanlı kasabası  kuruluş bakımından yeri çok iyi düşünülerek,” Manisa  - Akhisar Demir yolu  ve  Manisa -Akhisar   karayolu üzerine ” kurulmuştur. Bu durum kasabanın gelişmesinde büyük rol oynar. Güney Batısında Saruhanlı İlçesi,  Kuzey doğusunda İshakçelebi Kasabası, Kuzeydoğusunda Nuriye Kasabası, Kuzey Batısında  Apak Köyü, Güney Doğusunda Halitpaşa Kasabası,  Kuzeyinde Azimli (Pınarbaşı, Hacımusa, Gözlet Köyleri),   vardır.  

            Hacırahmanlı Belediyesi 14.09.1961 yılında  kurulmuştur.  1961  yılındaki nüfus 
3745 Olarak kasabada bulunanlarca söylendiği bilinmektedir. Hacırahmanlı Kasabası   1961 yılında köy olarak kurulduğu  yaşlılarca belirtilmekte ve Hacırahmanlı Kasabasının  belde köyleri arasında ileri görüşlü olduğu söylenmektedir.